TSK düşmanları kına yakabilir artık
Bekir Yurdagül
Bülent Arınç’ın dediği gibi “Bu ülkenin kutlu yürüyüşü asla ve asla durdurulamaz” buna karşı duranlar, potansiyel karşı güçler de bir şekilde bertaraf edilirler!

Aralarında iki eski kuvvet komutanı, iki eski ordu komutanı da olan çoğu general ve amiral 49 muvazzaf ve emekli subay bir şafak vakti evlerinden alınarak emniyete getiriliyor ve gözaltına alınıyorlar.
Evlerinden polis marifetiyle alınıyorlar yani mevcutlu bir şekilde…
Davet edilseler, hem kaçabilirler hem de delilleri karartabilirler, neme lazım!
Bazıları üç gün bazıları da tam dört gün terörle mücadele şubesinde kanepe üzerinde geçiriyorlar 72 saati.
Kim bunlar?
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en üst komuta kademesinde görev yapmış ve yapmakta olan komutanlar.
Bu söz konusu komutanlar niye gözaltına alınıyorlar?
Darbe planı yaptıkları iddiasıyla.
Darbe yapılmış mı?
Hayır.
Darbeye teşebbüs var mı?
Hayır.
Madem öyle niye, 49 asker gözaltına alınıyor?
Var olduğu iddia edilen ve henüz ne olduğu tam açıklanamayan 7 yıl önceki planlara ilişkin, TSK’yı itibarsızlaştırma misyonunu yüklenmiş bir gazetenin savcılığa teslim ettiği bir çuval dolusu doküman.
Sanki zannedersiniz ki, bugün hükümeti düşürmeye çalışan bir eylem içinde Türk Silahlı Kuvvetleri.
Hâlbuki tartışılan 1. Ordu’nun Plan Semineri Mart 2003’te yapılmış. Bunun hazırlıklarına ise 2002 Aralık ayında başlanmış.
Yani Erdoğan daha milletvekili bile değil.
Başbakan Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı ise Ahmet Necdet Sezer.
Ne valiler, ne emniyet müdürleri ne genel müdürler ne de daha müsteşarlar değişmiş.
AKP daha yeni geçmiş işin başına. Seçimden yeni çıkılmış, henüz her şey güllük gülistanlık.Ama nedense asker AKP’den rahatsız, hükümeti düşürecek!
Pek inandırıcı değil, ama devam edelim biz senaryoya;
En çarpıcı olan iddia da şu:
Türk Hava Kuvvetlerinin bir uçağı bir başka uçağımız tarafından düşürülecek ve uçağımızı Yunanlılar düşürdü deyip, savaş çıkaracağız!
Bir pilot yüzbaşı, sınıf arkadaşı olan bir başka yüzbaşının kullandığı F-16’yı düşürecek ve suçu Yunanlılara atacağız!
2000’li yıllarda, bu iletişim ve teknoloji çağında dünya bunu yiyecek ve halkımızda ‘ölüm Yunan gâvuruna’ diyerek, Allah Allah nidaları ile savaşacak!
Eğer asker böyle düşünerek bir plan yapmışsa aptallığına doymasın. Çünkü buna kendisinden başka kimseyi inandıramaz.
Gelelim bir diğer iddiaya;
Bir Cuma günü cami bombalanıp insanlar öldürülecek, bu olay nedeniyle tahrik olan insanlar, sokağa çıkıp nümayiş yapacakları için on binlerce insan gözaltına alınıp stadyumlara hapsedilecek.
Allah aşkına bırakın saçma sapan böyle bir provokasyonun gerçekleştirilmesini, düşünülmesi bile akla zarar.
Bu yazıyı yazdığım perşembe akşamı geç saatlerde eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli oramiral Özden Örnek, Hava Kuvvetleri eski komutanı orgeneral İbrahim Fırtına ve emekli 1. Ordu Komutanı Ergin Saygun ki bunların darbe planının başında oldukları iddia ediliyordu, savcılık ifadelerinden sonra serbest bırakıldılar. Yani mahkemeye bile çıkarılmalarına gerek görülmedi.
Ama bu darbe planını hazırladıkları ileri sürülen üst düzey komutanlar serbest bırakılırken, çok daha alt düzeydeki muvazzaf ve emekli subaylar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İşin bir başka ilginç yanı da şu:
Tam üç gün emniyette alıkonulan emekli kuvvet komutanları, bundan birkaç hafta önce savcılığın daveti üzerine gelip aynı suçlamayla ilgili ifade vermişlerdi.
Haklarında yeni bir kanıt, iddia yoksa ki olmadığı serbest bırakılmalarından anlaşılıyor, o halde niye sabahın köründe evlerinden alınıp emniyete götürülüyorlar?
Emniyette ifade alınmayacağı bilinmesine rağmen, niye orada koca bir üç gün bekletiliyorlar?
Bunun bir tek izahı var.
O da askerin itibarsızlaştırılması, saygınlığının ayaklar altına alınmaya çalışılması.
Bu fotoğraf, bu görüntü asker açısından çok vahim bir yenilginin resmidir, kanıtıdır.
Geçmişte en üst düzeyde görev yapmış komutanlarını ve hali hazırda general, amiral ve albay rütbesinde görev yapmakta olan personelini korumaktan aciz bir TSK, vatandaşın gözünde karizmayı çizdirmiş demektir.
Evet, Bülent Arınç’ın dediği gibi “Bu ülkenin kutlu yürüyüşü asla ve asla durdurulamaz” buna karşı duranlar, potansiyel karşı güçler de bir şekilde bertaraf edilirler!
AKP Kahramanmaraş ve Çorum milletvekillerinin de çok veciz (!) bir şekilde dile getirdikleri gibi bu bir hesaplaşmadır, bu bir rövanş almadır.
Şimdi de fişlenme sırası kanı bozuklarda dememişler miydi!
Yorumlar
Yorum yok
Yorum Yapın