Tekel Direnişi

Bekir Yurdagül

TEKEL işçileri, Ankara’nın dondurucu soğuğuna ve tüm olumsuz koşullara karşın sürdürdüğü direnişin 60. gününe yaklaştığımız şu günlerde en zor ve sıkıntılı günleri yaşıyorlar.

Ama sonuç ne olursa olsun şimdiden söyleyebiliriz ki, TEKEL işçilerinin direnişi Türkiye ve Dünya İşçi Sınıfı Tarihi’ne altın harflerle yazılmıştır.

Türkiye, çok uzun zamandır belki de 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü sonrası ilk defa bir büyük işçi direnişi ile karşı karşıyadır.

Ve bu işçi direnişi, geniş bir toplumsal desteği de arkasına alarak kararlı bir şekilde sürdürülüyor.

AKP iktidarının ve özellikle Başbakan Erdoğan’ın, kamuoyunu ve işçileri yanıltan ve gerçeği gizleyen açıklamalarına karşın toplumsal muhalefet, TEKEL işçilerine moral destek vermeyi daha da azimle sürdürüyorlar.

Başbakan Erdoğan ve emrindeki bakanlar, TEKEL işçilerinin çalıştırılmasıyla ilgili 4/C statüsünde iyileştirme yaptıklarını dile getiriyorlar.
Gerçekten öyle mi?

Öncelikle işçilerin istediği kadrolu çalışma, yani iş garantisi yok. Oysa işçiler sendikaları Tek Gıda-İş aracılığı ile ülkenin herhangi bir yerinde uygun görülen bir kamu işletmesinde verilecek işe evet diyeceklerini duyurmuşlardı. Hatta böyle bir durumda eski ücretlerinde ısrarcı olmadıklarını, daha düşük rakamlara razı olabileceklerini de dile getirmişlerdi.

Hükümetin yeni yürürlüğe soktuğu değişiklikle 4/C’de bazı iyileştirmeler yapılmasına karşılık, bunlar talepleri karşılamaktan uzak gözüküyor.


Örneğin, çalışma süresi 10 aydan 11 ay 22 güne çıkarılıyor ama bu süre bitiminde, işçilerin çalışıp çalışmayacağı yine hükümetin takdirine bırakılıyor.

Anlayacağınız geçici bir iş ilişkisi, güvencesiz bir çalışma söz konusu.
Bazı AKP yanlısı medyada, hükümet 12 bin işçiye nasıl iş bulacak? Gibi aslı astarı olmayan yorumlar yayınlanıp, halk aldatılmaya çalışılıyor.

Hâlbuki AKP hükümeti bu sayının çok daha üzerinde yeni işçi almak istiyor kamuya.
Sonuç olarak, TEKEL işçilerinin direnişi, örgütlü mücadele konusunda son yıllarda artan umutsuzluğa karşı, çakan bir kıvılcım gibi oldu.

Toplum ve siyasetteki kutuplaşma nedeniyle amaçladıklarının çok ötesinde bir etki bıraktı TEKEL direnişi. Çok uzun yıllar sonrası ilk defa özlediğimiz duyguları hissettirdiler bizlere, doğrusu heyecanlandık hep beraber.
TEKEL işçilerine selam olsun…

Kategori: Bekir Yurdagül, Siyaset, Türkiye, sivil toplum, İş Hayatı

  • Facebook’ta Paylaş
  • FriendFeed’de Paylaş
  • 

    Yorumlar

    Yorum yok

    Yorum Yapın

    İsim *

    E-posta *

    Site