KYÖD Naci Girginsoy’u Anıyor.

naci-girginsoy-2naci-girginsoy-mavinin-olumu26 Haziran Cuma 18:30

KYÖD Sosyal Tesisi

Mustafa KÜPÇÜ

Naci Girginsoy 
Şair diyor ki;

Yaşamak şakaya gelmez
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamı
yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için
Yani, yaşamak ağır bastığından.
Bir adam, işte tam da bu şiirde anlatıldığı gibi yaşadı.
Yani, adam gibi
Yaşadığı tüm çilelere karşın yakınmadı yaşam derdinden.
Ölümsüz olmanın çaresini buldu;
insan kişiliği ve eserleriyle yaşamak
İşte o adam gibi adamın öyküsü bu anlatılan
Savaş Poyraz ”Eski Dostlar” adlı kitabında O’nu şöyle anlatıyor;
”Aydınlık bir çehrenin mahzun, ürkek, belki de korkak bir görüntüsü gibiydi.
Şansız bir dönemin insanı olarak dünyaya gelmişti.
Kan ve barut kokuları solurken, yokların ve yoklukların acıları içinde geçmişti gençliği.
Ama, Tanrı vergisi bir yetinin kalem uzantısı olarak geçirdi ömrünü.”
Girginsoy, 1924 yılında dünyaya geldi.
Cunhuriyet’in ilk yılı.
Savaşlarla tükenmiş ve onurlu bir mücadele sonunda küllerinden yeniden doğmuş yoksul ama onurlu bir ulusun çocuğu olarak yaşadı çocukluk ve gençlik yıllarını.
O’nun yaşadığı dönemde Ortaokul mezunu siyasetçiye banka kurduruyorlardı.
O, Ticaret Lisesi’ni bitirdi.
SEKA’da vardiya işçiliği ile başladı yaşam mücadelesine. Sonra Laborant ve memur oldu.
Ve içindeki edebiyat ateşi büyüdü, yangın oldu bir gün.
Denemeleri ve öyküleriyle Varlık Dergisi’nin vazgeçilmez kalemlerinden biri oldu.
1978’de ”Gençlik Çıkmazı”, 1079’da ”Mavi’nin Ölümü”, 1980’de İpek Böceği adlı eserleriyle Türk Edebiyat dünyasında saygın bir isim oldu.
Öyle her yiğidin harcı değildi Varlık’ta yazmak. Hele 30 yılı aşan bir süre.
Ama öylesine duru ve düzgün bir dili ve öylesine akıcı bir üslubu vardı ki, O’nun farkında olmamak mümkün değildi.
 Hemen bütün bir yaşamının geçtiği  İzmit’te bir kültür meşalesi oldu.
Dostları vardı O’nu anlayan, O’nunla aynı güzellikleri paylaşan.
Cemal Turgay, Avni Öztüre, Metin Yüce, Ruşen Hakkı, Turan Akkuş, Şakir Balkı, Savaş Poyraz, hemen akla geliverenler.
Onlarla birlikte kültür ve sanat etkinlikleri alanında İzmit’in ”ilklerini” yaşadılar ve yaşattılar.
Bir yandan da yerel dergi ve gazetelerde köşe yazarlığı ve  halkla söyleşileriyle ”gazeteci” kimliği taşıyordu. Bir yandan da asıl görev yeri olan SEKA’da  arkadaşlarıyla birlikte, ”SEKA POSTASI” adlı dergiyi uzun yıllar yayınladı
Girginsoy, gerçek anlamıyla bir beyefendi, ailesine sımsıkı bağlı bir eş ve baba, yakınlarına ağabey, dost ve arkadaştı.
Ve bu güzel insan, her zaman bir beyefendiydi. O’nu kravatsız, ceketsiz, ya da sakalı uzamış halde göremezdiniz. Bu kentin kültürel yaşamında derin izler bırakan, yaşam biçimi ve ürettiği eserleriyle ”ölümsüzlüğü” yakalayan Naci Girginsoy’u, bedensel olarak aramızdan ayrılışının 27. yılında bir kez daha saygı ile anıyoruz.”

Kategori: Genel, Sanat

  • Facebook’ta Paylaş
  • FriendFeed’de Paylaş
  • 

    Yorumlar

    Yorum yok

    Yorum Yapın

    İsim *

    E-posta *

    Site